Sarper Türkdoğan`la Uzay Yolculuğu
  Şarkı Sözlerim
 

BİLMELİ

YÜZÜMÜ SÜRDÜKLERİMDEN AYRILMAM

Şevketsiz bakışlara yalvarmam

Sonsuz zerafeti aramam

Koca uzuvlarda sohbet bulamam

Dağların tepelerine ulaşmam

Kanserli tabiat severlere bulaşmam

Bana dert açanlara kızamam

Lanetlemeyi unutanlara gülmem

Kalbime doğanlara yaslanmam

Işıksız ormanlara yelken açmam

Dalgalarla yunuslara soramam

Efendi diyenlere kıyamam

O gün geldiğinde dost düşman tanımam

Aşk bulduğun yeri sevmeyi

Bela aradığın yerde beslenmeyi

Bilmeli

Bilmeli

 

 

ŞİŞ

ne yapmaya kardeşim

bizbizi bir şirinim

üzme beni severim şişim

dahada istersen şişmişim

ben bir gezmeyen fırsatsızın tekiyim

YILDIZ

Yıldızlar secde eder bir insana

İnsan bulamaz iki gün ömrü bir hayatta

Tabiki sende bulacaksın aşkı bir tat alamasanda

Farketmez hangi çiçek sana mehtabı giydirecek

Doyumsuz içenler erecek sineme

Başladığın işi bitirmezsen bu gece

Yıldız sana selam gönderir her gece

MEHTAPLI GECE

Mehtaba bakarken yosma buldum

Dostumu ararken ziyan oldum

Sancağı taşırken attan oldum

Belayı bulurken vatandan oldum

Çaresizim dostlar karıdan oldum

Çocuk kokusuna hasret oldum

Sen sağ ben selamet beklerken kıyameti

Melekler gökten indi fiş çekildi

Dostlar arada sorar hatrımı

Bekle o zaman gelirim kanlı bıçaklı

Mehtaplı gecede arasam seni

Belki şişman bulursun beni

Fazladan çıkart lokmayı

Dolmayıda hesaba kat ver şarabı

DOMATES

Domates suyu az gelir

Hıyar bana saz gelir

Tam tamına dev adam

İçemez arıtamadan

Hoş sohbet değilsin

Fişi çeken sensin

Kalbimi delen sesin

1000 metrelik fesin

Doğma yurduma cennetimin

Bende dalga yok fecisin

 

 

 

KÜFÜRÜM

Tanrı özendirir kendine

Bela değil para cebime

Aşkı rahmete kavuşturmuş

Servetini har vurup harman savurmuş

Değme cennetime pezevenk

Döverim seni ey kelek

Sevsen kaç çek

İt verir seni ele gödelek

 

SENSİZ AŞKI NEYLEYİM

Sensiz aşkı neyleyim

Kederimi sevgiyle silin

Ateşli dudaklarımı geri verin

Saçımı o güzele köle edin

Ben niye yazarım güzel almak için

Belkide şirinlerim aşk için

Sevgilimi artık verin

Boş atamam bir parça aş için

ALLAHIN GAZABI

Ben özenmişim şiirlere

Allah bin dert eylemiş kederimle

Yazar peygamberin sünnetinde

Dost ile düşman birlikte sevine

Tanrı gazabından korkarım

Şarkılarımla avunmuştum

Doğru söz söyleyene çok olur derler iğne biçenler

Dostlar beni kurtarır umudum

Sorma onlarla aynı anda vurulmuşum 

PAZAR GÜNÜ PARİS SENİ NE EYLESİN?

Pazar günü Paris seni ne eylesin

Değme gönlüme borun çok ötmesin

Belki başka şehirlerde göreceksin

Umutsuz olana dert biçmeyesin

Farketmez zavallılar bir ağlar

Ölümden korkmayanlar çağlar

Sabret ey dost gün yakın

Gönül çilene dert dikeni farkın

Pazar günü Pariste açsan kimin uğrunda

Elbette şeytanlar sofrada

Sille çenemi doldur kadehi sakın kararında şarabı günah sanma

Pazartesi New Yorkta akşamdan kalırım yollarda

Pazar hariç Paris yollarını sakın kardan adam tabancası sanma 

LUFTHANSA

Kara bakirliğimi Alman aldı

Beni sebze tavukla havada besledi

Karadaki resimleri gösterdi

Ölmüş babama hasretlendirdi

Dile benden ne dilersen Lufthansa

Ölene kadar yazarım sana atıflarla

THY

Türk Hava Yollarıyla sınırsız içecek

Gelsin keyfime çiçek

Beni al götür uzaklara

Sakın Almanları kıskandırma

AKLA GELME SAKIN

Akla gelme deli çiçek

Orası bir pastırma ve içecek

Çılgın ablalar yuvası ve dahası bitmeyecek

Kalbe sıkılan kurşun yeri bir atım yiyecek

Lütfen gitme seher yeli esecek

Bir daha tövbeni kabul etmeyecek 

 

SABAH VAKTİ ÇIK GEL

Sabah olur çilek köz olur

Sabah vakti çık gel zamanı söz olur

Bir ada bir de tava içi boş arpada

Sağsalim gel yas olur

Lütfen hızlı esme günah olur

Birdaha gitme fistan siyah yemiş kurak olur

Kına gecende ağlayan çok olur

Bir atımlık cephanenle kalabalık sel olur

Sabah vakti çık gel koruyanın yaradan olur

SABAH AKŞAM BEN YOLDA YATMAK İSTEMEM

Sabah akşam yolda yatmak istemem

Benim canım yorganım bir sıcak yuva ister

Ve hatta kalbi kırıklar içinde dua eder

Ama bazıları ister evsiz barksız olmamı

Uzay astranotu olamadıkya ondan

Gitseydim Venüse Marsa hoşgeldin derdi sevgilim

En yakın arkadaşımda Sakaryada bira ısmarlardı

Saygısız biri değilim dostlar

Canım mülkten değerli değilki

Vatandaş karıştı işime bir kez

Sabahları simitçi evsiz barksız değilki

Akşamda güneş ters doğmamış

Öyleyse neden benim evim insana kıl gelirki

KIZIL GÜNEŞ VE KAPİTALİZM

KIZIL GÜNEŞ YADA KAPİTALİZM HİÇ DOĞMAYACAK
KIYAFETSİZ KÖLE KALMAYACAK
ŞİİRLERİN LEŞİ OLMAYACAK
MÜZİKLER SEVGİLİ ARAMAYACAK
ARTİST SÜBYAN OLMAYACAK
SİMİTLER BAYATLAMAYACAK
TANRI KULUNDAN OLMAYACAK
PENCERESİZ EV KALMAYACAK
TATİLSİZ ÇOCUK BULUNMAYACAK
İNSANLAR FİŞLİ OLMAYACAK
CAMİLER IRGAT ARAMAYACAK
DOLMUŞLAR PARASIZ OLACAK
CANİLER BELASINI BULACAK
TİYATRO PİYES OLMAYACAK
MECLİS KAN KUSTURMAYACAK
ERKEK KADINSIZ SEVGİLİ AŞKSIZ KALMAYACAK
NİMETLER PARAYLA SATILMAYACAK
KIZIL GÜNEŞ VE KAPİTALİZM OKUNU SANATÇIYA BATIRMAYACAK
ŞAİR ŞİİRİNDEN SANATÇI BESTESİNDEN BİRGÜN PARA KAZANACAK

VAZGEÇMEM GÖNÜL

Vazgeçmem seni aramaktan
Seni sevmekten ve koklamaktan
Aşkı aramaktan ve gözyaşlarıyla sabretmekten vazgeçmem
Bir dala tutunmaktan ve yüzümün kızarmasından
Benim aşkım olurmusun demekten
Ufuklara seninle olan aşkım için gemi göndermekten vazgeçmem
Lütfen dizine yaslanmama izin verirmisin
Saçını okşamama ne diyeceksin?
Ya kalbi kırıkları oynamama küfredermisin?
Ya bir daha dönmezsem gittiğim yerden
Sende vazgeçermisin?

KAL BENİMLE

Kal benimle sevgili
Yada kaybol benimle
Müthiş askersin ya sen
Yada müthiş bir kadın savaşçı
Sev benle
Dosdoğru oraya
Bedenimizin tüy kadar olduğu yere
Gidelim birlikte
Sana dokunurken pardon dememi hatırla
Şiirimi yazarkende seni taciz etmemi
Saçlarına hayran kalmamı
Hatırla sevgili
Derin kuyularda benim için savaştığın günleri ve kederimi
Hasretle bakışmalarımızı
Tanrıya isyan edercesine birbirimize sevmemizi
Kafir gibi çene çalmamızı hatırla sevgili
Aşkın oklarını birlikte alsak
Parasızda ayran alınmaz ya

Kalbim Yalnız

Gençken başarısızlığım yüreğimin soluksuzluğu
Elimin tutulmaması uzak ufukları görememem
Kalbimin artık yalnız olması
Mısralarımın alay edilircesine tekrar bana duyurulması
Dil tabancamın susuz kalması
Yorgunluğumun en büyük derdim olması
Güneşin açan yüzünü bana göstermemesi
Güzel dilberlerin aşklarını vermemesi
Mutluluğumun bir parça çikolatadan ibaret olması
Ağlatır beni
Kalbimide dağlayan taş ocağı işçisi gibi
Suıstururlar çıkarmazlar beni
Kalbim nasıl yalnız olmasın dostlar
Sabahları hatrımı soran bir çift kuş değilmi?

Saat Başı

Saat başı sevmek isterim
Saat başı öpmek ve saat başı içmek
Yalnız kalmadan yaşamak ve ölmek
Saat başı böbürlenmek
Saat başı gitmek ve saat başı dönmek
Sevgili bulmak saat başı
Saat başı çocukluk arkadaşımla konuşmak
Saat başı anne okşanması
Ve hergün yeniden doğmak
Saat başı ölmeden ve üzülmeden
Saat başı sevilmek ve saat başı güzele taç giydirmek
Sabahleyin çay içmek ve saat başı demlenmek
Bir yazar şair dost bulmalı ve saat başı birlikte yazmalı

Tozlar

 

Şenlen vakti geldi sevgilinin

Hani nerede aşk marifetin

Bülbül seni söyler aşk timsalinin

Berber saçını keser zalimin

Ey güzel ve şirin kız bana aşık olurmusun?

Yoksa sen bahsettikleri edebi aşkın tozumusun?

Anam beğenmezse süpürür seni

Evdeki kirli tozlar bile senin gibi yenilmedi

 

Susuz Yaz

 

Kalbimde kan kalmamış yaz susuz kalmış

Gökyüzü ağlayamamış ciğerim nefessiz kalmış

Ozanlar dert bağlamış aşıklar yanmış

Cennetin kapıları kapanmış cehennem ağlar olmuş

Çiçekler susuz kalmış hayvanlar kaçmış

Bir içimlik sigara hayal olmuş

Şaraplar serum olmuş mezeler arpa olmuş

Taşlar nicedir babamı anar olmuş

Mezarıma kan kusmuştu yazamazsınız dostlar

Benden küçükler hep ağlar

 

Aşk Sayfası

Kalbimde yenik Düşen Bir Aşk Sayfası

Hepsi tası tarağı bir Tanrı Tezgahı

Tozlu defterler onun için yakıldı

Bana benzer adamlar silindi

Ve o an ve o an gelindi

Şımarık şarkılar sözlerde biçildi

Kıymetli hazineler satıldı

Ve o an ve o an Şarkılar yazıldı

Hepsi benden satıldı

Kaça dersen bilinmez ama hepsi canavardı

Zahmet nereden kasvet dilenenden şehvet kadından yakıldı

ve o an ve o an darmadağın yapıldı kalbime düşman edildi

Ve zahmet su misali çekildi

Sorma dost tufan bile şok ailem çıldırdı ben üzüldüm ama boş

Gençlik diye bir eser yok

Gel bana bazı bazı köleler seni çağırdı

Sorma dost akıl alındı

Beni yakala ve koş dost bütün atıflar dertlerden çalındı

 

 Kalbim Böyle Yorulmaz

Olmadı olamaz kalbim böyle yorulmaz

Sancak böyle düşmez Bayrak böyle sallanamaz

Aşklar böyle bitmez sevgililer böyle ayrılamaz

Güçsüzler böyle ölmez sakatlar böyle vurulamaz

Askerler böyle şehit edilemez aileler böyle ağlamaz

Sebepler bulunamaz değil dostlar çareler böyle tükenmez

Var bir sebebi ama çıkmaz sokakta kalınmaz

Bulmak lazım dermanı yoksa alevlerden kaçılmaz

 Kalbim Böyle Yorulmaz

 

Doymak

 

Doymak yalnızlığa ve sınırsız nimete 

Doymak aşka ve şaraba

Doymak güzele ve sevaba

Bir fiş ekle yalnızlığıma

 

Zaten paramda yokki

Hangi gülümün dikeni

Doyma fakirliğime terimi

Futbol oynatır derdimi

 

Şok oldum yoksun sen

Nasıl doyacağım kalpsiz kel

Bir aşka izin yokmu bu hayatta

Herşey tas taman Tanrı yolunda

 

Bir Çiçek

 

Önceleri bir kaşıntı gibi başladı

Sonraları bir aşk gibi sulandı

Dört uzun yıl altında kalındı

Uzaya gitmek hayali kalmadı

 

Beni mahveden bir çiçek oldu

Kariyerim yerin dibinde sır oldu

O günden beri ağlarım ecnebi kuşlar misali

Aslında kendiside oldu bir ecnebi

 

Anası çiçek doğurmuş babası kanatmış

Onu çok az yakışıklı anlamış

Dert verdiği bir benmişim

E-mail adresine bir ben diyememişim

 

Robotlar adını haykırmış

Gökler boşuna beklemiş

Ben onun altında kaldım dostlar

Kurtarana hediyem kaldı

 

Kaçanlar

 

Kaçanlar dertle ağlar

Sabah kalkanlar genelde kaçar

Akşamdan şaraba kalanlar en iyi kaçar

Zorunuza gitmez inşallah mapushanelerde sıradan kaçanlar

 

Peynir ekmek ve üzüme kaçanlar en akıllı

Sirkeyi fazladan kaçıranlar gazı kaçırdı

Şarkı türkü tutturanlar en zavallı

Şair besteci kıyametden hiç kaçamadı

 

Doymak

 

Doymak yalnızlığa ve sınırsız nimete  

 

Doymak aşka ve şaraba

Doymak güzele ve sevaba

Bir fiş ekle yalnızlığıma

 

Zaten paramda yokki

Hangi gülümün dikeni

Doyma fakirliğime terimi

Futbol oynatır derdimi

 

Şok oldum yoksun sen

Nasıl doyacağım kalpsiz kel

Bir aşka izin yokmu bu hayatta

Herşey tas taman Tanrı yolunda

Kasvetli Akşamlar

Parıldayan ay battığında kasvetli akşamlar başlar
Şişme bebekler yola çıkar ve satarlar
Kasvetli akşamlar bani aldatırlar
Cüzdan karanlığı boylayınca başlar kasvet dolu akşamlar

Yalnızlıkda körükler kasvet dolu günü
Akşamdan kalan gazoz kapağı dolu yerler
Sabahtan beri ağlar
Hasret dikeni coşar kasvet dolu akşamlar başlar

Sorma bekara yalnız yatmak nasıl?
Kasveti sorma akşamları sevmeyenen garibe
Donma karşına çıkınca sıcak bir gülümseme
Dolar o gülüşle kasvet dolu akşamlar

 

 

 

Sana muhtacım dedim vermedin

Şansım yok dedim vermedin

Kalbim zayıfladı dedim vermedin

Gül koklayacağım dedim vermedin

Suyum kalmadı dedim vermedin

Işığım kalmadı dedim vermedin

Hapsoldum dedim vermedin

Ekmedin dedin

Halbuki ben parçamı sana vermiştim gelin ve eş seçmiştim

Vermedin

Yanlız kalmadın cennet senden çıktı dedin vermedin

Ufukları taradın daha çok almak için yine vermedin

Beceriksizleri baş tacı ettin ve vermedin

Şimdi akıbetin geldi ve vereceksin ha?

O zaman bende şahidim verdirtmeyeceğim bir masalı

Kendin yazacaksın kendi masalını ve hala vermiyeceksin ha?

Güzel çalışmışsın diyeceksin ve vermiyeceksin ha

Ve akıbeti bekleyeceksin her veremeyen gibi

Nasıl içime oturduysa bende vermek istemiyorum

Orda durma ve bekle akıbeti

 

 

Rastgele Balıkçı

At ağını topla balıkları
Karadakilere bir topuz darbesi
Fırtınalar dinmeli
Şakalar bitmemeli
Ocak kaynamalı aş pişmeli
Ve balıklar gelmeli

Rüzgarlar açılsın dalgalar üretsin
Bulutlar yoldaş olsun sana ey balıkçı
Aileni doyurma kavganda bulursun kısmetini
Karadakiler sana muhtaç kalsın ey balıkçı

Sabah erken kalkar gözüne girersin herkesin
Balıklar seni bekler ey balıkçı
Yatsıdan kalanların ayvayı yer
Yorgunluk adın olur rastgele balıkçı

Düşman dost olur seninle
Dalgalar verir balıkları perakende
Şimdi belki bir tost
Sen karaya çıkınca güzel bir palamut keyfi
Beklerim seni rastgele ey balıkçı 

 Zengin Melek

Bir zamanlar bir iri varmış
Çalışırmış her defasında atılırmış
Artık halini gören melek dayanamamış
Dünyaya inmiş ve onun yerine zengin olmuş
Adı zengin melekmiş ve hiç hayra yorulmazmış olay
Bilenler anlamış ve beklerlermiş günü
Kadersizliğin kader olduğu sorgunun başlayacağı günü
Kalbi olanlar bilirler sabr etmesini
İşten atılanlar özenir olmuşlar zengin meleğe
Ve gün geldiğinde fakir insanlar anlamış gerçeği
Zengin melek olacak halleri yok ya beddua etmişler birilerine

Ay Güzeli

Ay ışığında parıldayan sarmaşıklar
Kalbim çarpar parıldayan eşyalar
Sorma sonrasını kopan yıllar
Aşklarımı geriye saranmı var?
Zülm kapıda o zalim yıllar
Seçmece meyvalar benimle ağlar
Sevinme ay güzeli senide avlayan çıkar

Kalbim onu görünce coşar
Yıldızlar daima onu hatırlar
Doysun kara topraklar
Fincan ve kahvesi bile ağlar
Unutma bunu çık gel bana
Hırsız var gönül kapımda

Çıkmaz sokakta aşklar
Herbir serseri dilber avlar
Vitrinde değerli taşlar
Gıcık gıcık adamlar alırlar
Toprak bana ağlar hain beni taşlar 

 

Çok Para

Adı çok para alır dilberi
Alır şansı ve nimeti
Adı çok para kirlisi ve temizi
Köleler para yüzünden dertli

Teknoloji ve kara bilgi
Adı var ise varki bildiği
Adı çok para satar sahibini
Soysuzun en büyük dili

Adı çok para satar kasveti
Güzelide çıkar sevgili
Ne olur anla beni
Bir daha ver sebebi peri

Sevgi Sonbaharı

 Doğsamda sevgi ilkbaharında
Beklerim güzel sevgiliyi daima
Ailemi zor birarada tutmuşum
Gelmişim sevgi sonbaharına zorla birarada

Okulda okumuşum yapraklar dökülerken
Sokaklarda coşmuşum bir parça umut bulmuşum
Dilber sevmişim aşklamışım
Sanatçı olmuşum boşlamışım

Bir sevgi sever ne yapar bu yalnız sevgi sonbaharında
Bekler ecelini çaresiz bir hasta gibi yatakta
Medet umar herkesten zevksiz sevgi sonbaharında

 

 Yalan İmiş

Hayat bir yalan imiş
Aşkı kaybetmiş sevgilim olmamış hayat bir yalan imiş
Çiçekler eskisi gibi açmazmış doğa masalı artık yalan imiş
Kaybetmek dürüstlük   kazanmak yalan imiş
Sevmek okşanmak yalan imiş
Karlar fırtınalar gerçek yağmur yalan imiş
Yediklerim nimet sürekli olması ise yalan imiş
Çocukları sevmek zor ihtiyara acımak yalan imiş
Hastahane kapıları gerçek hastalığına çare yalan imiş
Hayvanlar gerçek insan yalan imiş
Akıllı olmak hayal delilik yalan imiş
Şarkılarda ağlamak gerçek şiirleri yazmak yalan imiş
Anlıyacağınız bu devirde artık ölmek bile yalan imiş

Güfte

Bir özel güfte ağlatır beni
Güzel yarimi aratır sesi
Bestesi olur peri
Yalnızlığıma çare olur ahenki

Güller güfteyle anar beni
En güzel dost şiirin sesi
Eskicileri bile ayaklandırır bestesi
Gönlüme değen yarin sesi

Güfteler biterse bitirin beni
Yağan yağmurlar bile yapar güfteyle sesi
Şiirimizin olmasın kederi
Sevinenler birer dost eskisi
Babam o güfteyle hisseder beni

Tanrım getirsin bana güfteyle sesi
Melekler ansın beni
Doğa bile güfteyle bitmeli
Sura bir şiirin güftesi gibi üflenmeli

Cahil

Sevdanın cahiliyim ben
Yolların ziyaret edemediğim yerlerin cahiliyim ben
Güllerin cahiliyim ben
Koşmanın ve yorulmanın cahiliyim ben

Sabah erken kalkmanın gece yatamamanın
Simit poğaça yemesinin
Çay içmenin kola istememin
Ağrı kesici ile bulutlara çıkmanın
İbadet etmenin kaderimin cahiliyim ben

Yalnızlığa ağlamanın büyüklere yalvarmanın
Futbol oynayanı seyretmenin
Gülücük saçmanın
İnsansı bütün hareketlerin cahiliyim ben

Dersini almışların veya derse gidenlerin
Savaşmanın ve barışın
Aile huzuru yaratmanın
Tepsiyle börek yemenin cahiliyim ben

Gülü Sev

Sensiz koçan yıllar

Aşk sarayım hep parlar

Değmez güzeller değmez sular

Sulh cihanda o zaman kopar

Bir gülü sevdim

Çiçeğini ektim

Bir gülü sevdim

Yaprağını yedim

Sebeplensin yıllar

Kalbimi derinden sarar

Solmasın yürekler

Aşk odunu o zaman biter


Çalgıcı ve oruç tutan

Çalgıcı şarkıcı ağlar
Tepside gelir dağlar
Çıkan kir yanına kalır
Zalimin çıkar günahı
Akrepin besteciyi sokması
Şansdır yaralı kalbi
Çiçeklerde yaralanır sitemi
Kalbi aynen gizli
Sevgi olmuş hasreti
Şarkıcı halinden bezmiş
İçmek caiz değilmiş
Oruç nöbetmiş
Hoşgörü olması güzelmiş
Hasret çıkarmış kini nefreti
Ağlayan bir nefer dili
Tepside zaferi
Anlıyacağınız dostlar içende oruç tuıtanda aynı sevgiyi
Beslermiş içinde
Bir nefer ne ister bu hoşgörü vatanından başka
Şarkılar ömrü boyunca çalına
Oruçlar sağlığa ve zafere tutula


Ayık

Ayık ayna istemiş seven dikeni neylemiş

Daima tecrit işe yaramadı sevene iğne gibi gelmiş

Çiçekleri koklarmış şair gibi eylemiş

Çocuklar sevinmiş dilber ağlamış

Sevinçler bitirilmiş ballar gibi kovanlanmış

Arılar çiçekleri toplamış güller solarmış

İnsan en fazla bir ozana ağlarmış

Doktorlar ilacı vermiş aşkda reçetesi imiş

Sevenler bilirler masallar biterdi Bağdatda

Şimdi gözyaşı şarkı sözü olmuş

Düşman uzaylıya herkes suçlu aramış

Seyretmek imkansız olmuş güzeli ve bir bardak içeceği

Tanrı bile kızmış doymuşa

Okşanmak zor değilya merhem olmuş çocuğa

Kızarmış yanakları doyunca


Kirli Aşk
Kalpsiz kırık yıllar meyve vermiş
Barış bir kutu içinde yemiş
Kırılmışım bir defa ıslah olmamış
Kalbim kırık beyaz atım gelmemiş
Sıcak bir kahve molası vermiş
Kalbimi derinden yaralayan sözlerini söylemiş
Maddi manevi bir şey yok sana demiş
Kalbi kırıkları o kadar oynadımki sayısını unutulmuş
Yazgının adı cinayet olmuş
Bir defa ver sevgilim gülü zevce
Böylece adını anmayacağım her gece
Yalvarmak her defa secde
Süslenmek zevkten bende yokmuş gündüz ve gece
Umudum gelmedi ya ondan artık bende yokmuş
Ve oynuyor kırıktan can derdini
Bir sevgilim yok anlatamıyorumki
Bende hiç yokki
O anlatılmayan kirli aşk ve tesellisi
 

 

DERT ŞARABI

Dert oldu gözyaşı sel gibi

Açılmış gül ve şerbeti

Aşkın şairi idi

Göz ve kulak benzerdi

Şansız olunca birisi

Tesbih getirdi içkici

Sular seller gibi

Aşk şarabı bitti

Varsa bir kederi

Kayboldu kaderi



SELAM

Kaçan yıllar bozulan zaman

Yırtık pabuçlara keman gibi yazan

Fırsatçı şairler gibi aranan

Okşamasını bilen yoksul gibi dayılanan

Tebrikler ey coşan

Kabuller fikren hüsran

Müzik hazır beste tamam

Çal çalgıcı şiirle yazan

Kaderimi elinde tutan

Çok görme topu topu selam





İki Kız Arkadaş

Aysun ve Teziç iki k

Her derde devalardı bir zamanlar

Konuşması sohbet etmesi kolay ve eğlenceli

Ne yazıkki bir kez bile şarap içilmedi

Sezen Aksu konserine bile gidildi

Sevdim her ikisinide bir arkadaş gibi

İngilizce öğrendik okulda

Kanıksadık bilgi ve tecrübeyi her defasında

Arkadaşlığaığımız hiç bozulmadı

Tanrı ikisinide yar yerine koymadı

Özlerim şimdi bu iki arkadaşı

Herhalde ikiside evli ve çocuklu

Ben ise zalim efendinin torunu

Beklerim evlenmeyi ve dertsiz somunu

 

 Sabahlar

Sabahlar güneş gibi doğarlar
Yağmur yağan akşamdan kalındıysa rahatlar
Sevgili ve açlar
Sabahlar gökyüzü maviyse kendisi sarar
Ne yapalım bugün tencere mutfakda
Bir aş için çalışmayız ya
Ondandır hayat kolay geldi hayat ve ayakkabıyla
Bir şirin doymak duygusu kaplayan sabahta
Aşık olalım güneşe ve bulutlara

 Ağlasa Bakarmısın?

Ağlasa bakarmısın?
Koşamazsa gülemezse dönüp bakarmısın?
Canı gönülden hatırlamazsa
Kırılmadan yola devam etse coşarmısın?
Nazları kırsa yalana sığınsa
Tarlada ektiğimi biçemeden tatile çıksa
Fırsatçılara bir fırsat verse
Çocuğunu ihmal etse
Parasızlıktan ağlasa bakarmısın?
Hayvana kötülük etse
Arının balını yese
Çiçekleri dalından koparsa
Sevgilileri üzerse
Fırtınalara yenik düşse
Uçağı düşse bir tek o kurtulsa
Kara trene onyedisinde binse
Bir ölmezse dertleri arşı geçse
Ve ağlasa bakarmısın?

 Çarşı

Çarşıda doğanlar  entari bulamazlar
Çarşıda satıcılar herşeyi pazarlar
Çarşıda duranlar herkesi anlar
Çarşıda kızanlar daima ağlar
Çarşıda dualayanlar Tanrıyı bulurlar
Çarşıda koşanlar her zaman koşarlar
Çarşıyı sevenler hep sever
Çarşıya ağlayan her zaman ağlar
Çarşıda Ramazan kula daima bayram
Çarşının çöpü belediye işçisinin kaderi
Çarşıda satıcılar karşı karşı
Çarşıda eğlendik çarşıda gülümsedik
Çarşıda eğlendik çarşıda dikildik

 Gurbet ve Kürek

Vatandan kaçtım ölü sevdim aç susuz kaldım
Çalıp çırpmadım avlandım
Şarkı yazdım okşandım
Sahiden melek çağırdım
Kalbi kırıkları oynadım
Şiir yazdım görüşme yaptım
Mapushanede gibi yaşadım
Ellere gittim gurbet ve kürek bitmedi
Döndüm yüz buldum gurbet ve kürek bitmedi
Tiyatro oynadım dizi çektim
Vatan yahut ölmek dedim
Gurbet ve kürek bitmedi
Çilingir çağırdım duvar kapısıyla oynadım
Geceleri aşklara kapıldım
TVde reklam oldum
Selam oldum belkide
Sensizlikte kral oldum
Çağırdın hırsızı oldum cennetin
Şans verdin Tanrım yaşamı seçtim
Ama ne yazıkki gurbet ve kürek bitmedi

Deli Sanatçı

Sanatçı doğdum hür yaşadım
Aklıma esti boşladım
Sanatçı oldumya delide oldum
İğneler yedim hapislendim
Sebep belli güvenlik sebebi
Ben istedim herkes istedi
Ne yazıkki artık uçamıyacak bir kuş oldum
Bıraksan ne gidecek bir yer ne sığınacak bir dal var
Amerikanın şeytanları daima hazırlar
Atam yaşasa anlardı beni
Eminim konuk ederdi beni
Ülkenin sayılı şairi gelmiş birlikte bir kahve içelim derdi
Bende sıralardım derdimi
Böylece ulaşırdım isteğime ve kaderime
Arşın arşın dolaşır bir sevgili bulduğum yerde durur
Atamı anardım gene delisiye

İlham Perisi

Bana ilham perisi gelmiyor aklım başından gitmiyor

Sazlar kimin için çalıyor

Vesvese kuruntu hiç eksik olmuyor

Tavşan kaç tazı tut misali güzel aranmıyor

Sebepsiz yere hiç ölünmüyor

Dostlar adımı dahi sormuyor

Kazıklar atılıyor devran sona eriyor

Pilli bebek suyu bile aşındırıyor

Gel çoş bakalım

Zoru başarda gör bakalım

Belki anlatırsın çift dikiş yaylanırsın

Bana hiç kahır etme gönül

Pes ederim boşuna yan yana kalır ağlarsın gönül

Bir tutam at saçı gibi olmuş kaderim

İki yandan tutsan bağlanmıyor

Lütfen ısrar etme keçilerim kaçıyor




Neyle Savaşıyorlar

Neyle savaşıyorlar neden kısmet aramıyorlar

Neden gökyüzüne bile ateş ediyorlar neden aramıza diken koyuyorlar

Sebepsiz yere neden öldürüyorlar neden propaganda yapmıyorlar

Neden hiç bir şey olmamış gibi davranıyorlar neden halkla barışıyorlar

Kalpsiz görünüyorlar ama bir o kadarda hasretli

Bilmem kimin dostu nafakası ödenmeli

Bir sebebi var elbet ama inkarda cabası

Olmalı Tanrı tek başına kabusları



Çitlembik

Amerikalı sorar anlamını çitlembik nedir?
Çitlembik nedir bilmem öğrenmekde istemem
Kaçan koşan sığınmasın bana
Hepimiz birer çitlembik olmadıkmı?
Anlamı her neyse
Bir çitden eşirmedikmi?
Leblebi yemedikmi?
Başarılan her yargı sonsuza ulaşmazki
Kasvetli akşamlar azaldıysa o başka
Çitlembik gibi yemek çitlembik gibi ölmek
Soru sorma bana nedir anlamı?
Araştıracak gücümde kalmadı
Çitlembik gibi yaşamak şansdı

Bir Yarim

Bir yarim yarimin ellerinde
Üzülsem kaçsam kimin elinde
Faydasız kilitli aşkım  denizde
Serenler sere serpe yok bizde
Kalbim kırık tüyler trende
Cefa çeken anlar sabahlar bittiğinde
İçkim şarabım fırsat düşkününde
Askerler nöbetde
Yazgım ağlamış sanane
Kaderim tükenmiş kedersizlikte
Peynir somun ekmeğim tükenişte
Düşman değil haddinde
Can dostlarım vazgeçinişte
İlkokul öğretmenim boşvermişte
Umut sarayım bensizlikte
Leyla beni anmaz artık aşkım bitişte
Sesimi kesmişim artık gözyaşımı sildim bir kez
Ne olur sev beni cefa çeker gibi
Üzülsem biter yolum anla beni

Sebepsiz

Sebepsiz titremek hayallerde
Çirkin ördek yavrusu gibiyim batakhanede
Çıldırmak hemen şimdi mümkün lanetlerle
Faydasız ağlamak bunaltıcı günahlarla evde
Kasvetli akşam sabah gibi her gece
Tutsak mağara adamları gerçekde
Altın kafeslerde tutsak köleler oruç niyetinde
Saklı zaman çabucak geçiyor Azraille
Sütçü arabası bile devrildi kimi dilberle
Bizmiydik düşmanı ırz uğruna yenen kahraman
Güzeller öylesine revaçta
Şaraba hayır dedik ve gene içtik sarhoşluk başında
İşçilerin patronları cehenneme
Köleler cennete
Saygısız yaşanan akşamlar haram edilmekte
Başkanlar hazır bir elleri düğmede
Garip derviş bile kabullenmekte
Tek güvendiğim masumların yüreklerinde

Çırçır Böceği

Dillenirsin çırçır böceği sevinirsin çiçeklerle

Gülersin halime

Konuşunca ararsın dertsiz mevsimi ince ince

Üzüleceğiz eşin gelince

Belkide seni yiyecek

Kaç be çırçır böceği git yemişlere

Uzanınca devlerden ağlarsın semizlenemeyince

Sırra ayak basan peygamber böceği ile

Yok burda çıtır aşkın herkes kederi ile

Evlen istersen diğer bir başka çırçır böceği ile


Şiirsiz

Salıncakda değiliz bu dönen dünyada
Ölmeden kalanlar su köfte derdinde
Bacaksız yaramaz çocuklar sevgisizlikte
Densiz yöneticiler acımasız hayranlarını beslemekte
Kafasız para düşkünleri çaresiz miskin avında
Kullanılmak öylesine revaçta
Kısa hayatlardan medet umulmakta
Kıskanç ajanlar bencil özgürlükleri peşinde
Ateist hayranlar inançlı insan aşağılamasında
Başka denizlerden gelen balıklar sofrada
Şiirsiz şairler meşhur olmakta
Kazanan hileler daima almakta
Kirlenmiş bataklar karamsarlık yaymakta
Dönen kişiler vazgeçtiyse yaşamakta
Solgun nöbetler kurşun yağmuru altında
Fikirsiz tellaklar kir pas içinde
Çanlar özenildikçe çalar
Cami avlusuna bırakılan yalnızlar beyaz kahırlarda
Çirkin dilberler playboy avında
Sorgu soran mapushane yollarında
İmansızlar silah dert satışında
Kanayan yaralar bakımsızlıkta
Sohbetsiz kuşlar solgun sonbahar ayazında
Akvaryum balıkları bile olmuş duygusuz et yiyen pirana
Şirketden çaylar içinde fırsat bekleyen zehir pıranda
Kestiğim fatura bedelsiz karşılıkta
Şairin şiiri anlatır soy ağaçları mutsuzluğunu bir avuç suyla

Yenik Akşamlar

İçkimi bulamadığımda sofram kurulmadığında
Uyanıksam o kasvetli akşamda
Ziyaretçimde yoksa
Beni esen rüzgar bile duyduğunda
Ancak dil öğrenirim o akşamda
Yenik Akşamımı zafer gününe çevirmek için
Beklerim kültürü sanatı Kuranıda

Daima beklerim bir misafir güvercini
Belki bir TV dizisi belki bir kitap
Bulmaya çalışırım rengi ahenki
Şiirimide yazarsam dilimin külleri
Bir başka atar yüreğimin kasveti
Sen olsan yanımdan atarım yenilgiyi

Anılar bazen girer yüreyciğime beynime
Bir başkadır özlenen şarkılar ilacı
Gazelden bir türkü söylese Tv de mankeni
Sadece oynar rolünü ben isterim ahenki birlikte
Beklerim fener rengi ve bir sonraki günün kaderinide kadehinide
Işıklar dalgaları hatırlatsın Ankarada bütün gece

Anadolu Çocuğu

Bazen bol bazen yok dalda yok ilacı
Gayrı resmi nikaha gebe hayat ağacı
Çaresiz falda çıkacak şansı
Güzeller başkaları için gelinse ancak eder hasret ve kibarlığı

Şirin çocuklara aşık gülümsemesi
Kır ağaçlı mor menekşe rengi sever
Bazen bir kedi bazen bir köpek yeteri
Çalınca akıbeti en geç o kaçar kaderi

Tabiatsız darağaçları en yakın arkadaşları
Susuz yazlar en aydın günleri ve kısmeti
Bazen bir simit olursa bir ayran iyi olur
Anadolu yuvası ve kaderi Mehmetçiliği gururu
Şanssız gözüksede beli kırılmaz daima hasretli
Yuvasız zengin gavurların bazen özendiği
Kravatlı görmen çok zordur görsende James Bonddur
Odur hasretli Anadolu çocuğu yoksulu

 Nazlandılar

Bende isterim gül koklamasını
Güzel yeme içmesini
Tatlı ve şarabıda severim
Hasrete sık bayılanlardanda değilim
Dostlar nazlanınca hiçbiri olmuyor
Her yanı kasvetli günler sarıyor
Daima ucuz pazara düşülüyor
İsterim serbestçe koşmayı kırlarda
Naz edenlere fiske vurmasınıda bilirim
Siyasi çekişmeleride kafamda bitirebilirim
Dost ve güzellere hayran olmayada son veririm
Dilencilik neymiş mapushane korkusu feci birşeymiş
Kirletmeyide bilirim
Ne yazıkki dostlar nazlanan dost çok olunca hiçbiri olmazmış
Sol elinle sağ kulağını hep göster derlermiş
Şarkılarda bir fakirleşirmiş
Sinema tiyatroya gitmek o zaman hayalmiş
Dervişlik artık bir ucuz meslek imiş

Sıcak Yağ

Sıcaklık paraylamı bu hayatta
Yağ ve balı alan kadavra değil ya
Çok sıkılan başkasına her zaman koşmaz ya
Doğrusu çok dertli paşalar yolda
Açlık yoksulluk çileli dert bitmedi bu topraklarda
Koşan tay umut veriyim dedi olmadı
Arı bal yaparım dedi olmadı
Köy kent olmadı
Şimdi tutsaklar taş ocaklarında
Boş çile tutsak büyük patronlara
Kasvetli akşamlar biter derin yorgunluk uykusuyla
Mühendis doktor üç kuruşa kadavra
Milyoner hollywood ve nazistler alem sıcağında
Adı Anadolu üstünü örtmezsen yağar bir yoğun dolu
Kaçamazsın artık bu diyardan kefeni takmadan
Nazları hiç kaldıramam yatak döşek kanlandı sıcak yağdan

Bedava

Bedava aşağı bedava yukarı
Kaldırımlar taşır adımlarımı
Kokoreç satıyorlar nefis kokulu tezgahtan
Biracılar genç avlıyor gece karanlığında
Ve ben yürüyorum bedava
Yaşıyorum telaşlı
Kalbim delik sağlık diliyorum zordakilere
Tanrım istemiş çekiyorum cefayı
Topu topu on gol atıyorum Azraile her gece
Yaşayanlara sesleniyorum derinden ve kederimden
Servetinizi bana verinde demiyorum artık
Bedava yaşıyorum tasamla başbaşa
Serbest atış yapıyorum fıçı birayla
Adnan Menderesi Fatih Rüştü Zorluyu hatırlıyorum
Gene olurmu diyorum kendime soruyorum
Kafamda sürekli milli maç yapıyorum Allahın melekleriyle
Salak bir simitçi gibiyim loş sokakta
Keder satıyorum bir bakışa
Ama bedava

Susuz Güzel

Çağlayan ırmaklar gönlümde bitince
Tad tuz alamadım gönlünce
Karamsarlık dilimde
Sazlar çaldı güzel dilbere

Bir kopuk yaprak gönlümden düşe düşe
Vatan aşkı bitti kahpe nefsinde
Güzeller belli etmedi gece
Çiçekler sarmaşık oldu cehennemce

Işıklar soldu tehdit edilince
60 milyon Türk ekmek bekler neticede
Kaçan bol oldu sürülünce
Acı çok verilince bahar imkansız oldu günlerce

Bir dünya malı neye yarar kaymak Hasana
Bir köfte çokmu zor arayana
Bazısı kaderden yaralı daima
Sabret gönlüm susuz güzel  bitmez bu dünyada

 Dalgakıran

Tabiatı besleyen doğa kanlı elması yarattı Allah

Bir daha çıkamam kolayca vururlar anında

Hayallerimin önünde bir büyük dalgakıran var

Kırıyor düşüncelerimi tabiat anayla doğayla

Parsellenen hayatta birde oldu dalgakıran

Vur kalemi daldır kadehi şarabla yaradan

Yüce M.Kemal ile kaldır kadehi sabahtan

Nice dalgakıranlar anında bitti kaldırımlarda

Sabahlar uyanırım dalgakıranlarla

Geceden planlarım nasıl aşacağımı

Tek başına olmaz derim daima

Komutansız aşılmıyor her zaman dalgakıran

Yüce Atatürk ile özgürüm kırarım dalgakıranımı

Bazen gözüm yaşlı ahıt yakarım sevgili Atama

Bitti dalgakıranla dansım derim

Hatırlarım onu yine yıkarım dalgakıranımı

Gece sarhoş olup uyanınca hayattan

Hatırlarım yaratılan dalgakıranları

M.Kemalle kırdım nice fırsatçı dalgakıranları

Kaybetmedim kendimi daima hazır kaldım

 FİŞLENMİŞİZ

Serbest atış başlasın artık fişliyim
Kaderimden silinmişim
Kırata oynayan fişletmiş ilk
Sonraları herkes fişler olmuş
Bundan sonra bende su akmaz
Parayı dersen kırk yılda bir görürüm
Sakat sadakasına bağlamışlar
Nerden belli sonradan yapılmadığı
Kimin çıkarına değdi beynim nerden bilirim
Günahım mücadele kemalist rejim lehinde
Sürüldüğümüz yetmedi 20000km öteye
Şimdi almak istiyorlar kalan canı
Ütopya demiş hayata genç asil kanı silinmeye başlayınca
Çevresini sarmış çıkarcıların 4 taraf ajanı
Birde Batıkent yolunu gösterirler gitmek istersen diye
Sanki ben oraya gitmekde özgür bir Ankaralı
Başlatma senin çıkarını

Çınar Yada Hayat Ağacı

Kaçıncı insan yaratıldı kopya yok hiçbirinde
Tanrı birdir sanki insan farksızmı bu deyişte
Defalarca sarkık fikir bitti yeni bir çocuk hasretiyle
Kahramanlar öldü yeni bir nesil fikrinde
Hayat ağacı sonsuzlukta çiçek açmayı bekledi kederle
Ürünlerin resmini dallarında taşıdı feci şekillerde
Umutsuz bir şair yada ressama ilham olurken tesbihte
Dalgaların sesi ölümün sesi gibi geldi tersine
Hayat başlarkende karanlık son bulmadı beceriksizce
Devrik olmayan cümleler gibi şenlendi
Kısmetler açtı yanında o ağacın
Yeryüzünü cennet saydılar gitmeden ondan
Kalemin derdinde peşinde kalırsın üç beş yaprağa
Tuhaf oyunlar nice kaderde
Karalar giyme resmin silinir ince ince

Resim

Gülün resmini beceriksizce yaptım ve ödedim kötü lanetini
Topraklar andı mor sümbüllü kadınların lanetini
Farksızdı kapılardan girildi ülkem lanetlendi
Çıkan bir solucan gibi yürekler ezildi
Terbiyesizce fırçalanan çıplak portreler gibiydi
Toy saf kan atlar yetişemedi çatlak arkadaşlıklardan
Sabahlar aydınlatmadı gerçeği sanki yüzyıllarca
Doymamış yasalar uygulanmadı doymadı kara topraklarda
Geriye kalan gülümseyen bedbaht yuvalarda
Gerçeğe çağrılıyorlar maalesef ağlıyorlar beyazla
Sönmeyecek olan ocaklar kırılıyor kasvetle hısımla
Roma hamamı bile olmuyor şehir rehberinin gözünde
Kalpsiz tıraş bıçakları siliyor Muhammedin mübarek izlerini
Atam yolunda ağlıyor bahtsız analar fikrimin kiri
Gülümseyerek uyanıyor masum garibi
Bir daha doğmayacak belkide parıldayan güneşi
Aksi şeytan hatırlatıyor kirli kaderimi
Vurayım kendimi içkiye ancak tebeşirlenirim
Belkide kara tahtaya bir şiir ekletirim

Fenerbahçem

Sevgilim nadide kanaryam at golleri
Vur kadehi kır nazikleri
Derdimi yoket varet beni
Vur kanaryam vakit geldi
Şampiyon olmanın vakti geldi
Avrupa dünya kupasını almanın zamanı geldi
Vur kanaryam şampiyon olmanın sırası geldi


Kaçıncı Sevgi Bitişi

Dergahlar kuruldu sevenler için

Nasılsa anlaşıldı sevenler için

Bahçeler sulandı fırsatçılar için

Kaderler varoldu sabahlar için

Kaçıncı kahraman dize geldi saygı için

Tövbeler bitti kader için

Sormayın zevkimi şaraplar için

Sunmayın kadehimi yenilgiler için

Korkmayın sultanlar herşey sizin için

Aileme dokunmayın namus için

Şiirler tesbih için

Doğru sözler kısmet için

Kara sevdalar ibret için

Ağlamakda gülmekte insanlar için

Borç

Borcun var deseler kabul edermisin?

Hayata borçlu gidermisin?

Canını borçlu teslim edermisin?

Borç için can alırmısın?

Borçlu olana ağlarmısın?

Sevgi borcu nedir bilirmisin?

Saygılar borç getirir bilirmisin?

Koşsan borcun bitermi?

Yürüsen borcun gidermi?

Aşk için borçlu kalır su için ağlarmısın?

Dost acısı çeker borçlu hissedermisin?

Güleryüz için ölürmüsün?

Şarkıları borçlu şairden çalarmısın?

Bir gül koklayıp borç verirmisin?

Bir kolonya alıp borç içinde serinlermisin?

Çarkı eylem yapıp sisteme borçlanırmısın?

Ölümü göze alıp vefa borcunu ödermisin?

Kaybeden Sensin 

Ağlarım habersizsin

Kaderimi kilitlemişsin

Fırsat düşkünü gibisin

Çağlayan ırmaklar gibiydim sensiz

Vurdun kaderimi neyledin densiz

Hilal batmış bensizlikle

Çoğu senin azı benim neyleyim seninle

Alsan beni değişmezdiki

Kanım aksın gitme derdim

Ciğerim söküle söküle

Al yangınımı neyleyim derlerdi bir kere

Aşk mı lazım sana benden başka

Yoksa çokmu meşgul eder gibiydim seni

Bir daha sorma bana neden böyle

Bir daha çıkmam seninle

Başka yollara sevdalanmışsın neyleyim

Bir daha meşgul etme kalbimi üzülmeyeyim



Çağırma Beni

Çağırma beni

Kalırken düşünmedinki

Omzunda hiç ağlamadımki

Ne olursun deşme

Fırsatı bulsan kaçarsın diye

Kalbimden yaralarsın bilirim diye diye

Coşkun seller gibi ağlarken

Tanrım kaçana beni sorarken

Ellerde ziyan olurken son bir celsede

Mahkemem bitmiş gurbetde

Çan eğrisi bitirmiş beni

Kızlar birinci olsun diye yemişler kaderimi

Anmazlar mesleğimi bir kerede

Çaresiz mecburum saklanmaya kalan şerefimle

Doğmamış çocuklarım hala ziyanda

Fırsatını bulsam doğacağım güneş gibi kayalarda

Bekaretini alacağım yeni doğan yıldızın

Kaçacağım göklerden

Ölmeden bitireceğim dünyanı denizlerde

Sorma gönlüm kaç kerede bitti sinsice

Birazcık hüzün kapladı tenimi

İkinci el neyime yurdumda

Düşman izlerken beni

Dost görürken beni

Yazlar bitmez kalbimde

Kışlar bitmez beynimde

Sular bitmez göğsümde

Soluklar biter ciğerimde

Fırsat bulmuşlar düşmüşüm

Küsünce kaderime

Bir daha gelme batıyorum

Dahada ötesi aşkımızı bitiriyorum

YILBAŞI

Ha gayret yıl bitti

Yeni yıl geldi

Çok kere ağlattı gibi

Çok kere sevindirdi gibi

Boşa geçti gibi

Sakın ağlama yaşlattı dimi

Kimi dost kimi düşman kazandı

Çıkarttı kiri temizledi dili

Bocaladı şarkıcı

Şair ağlattı şiir bitti

Güneş özletti

Sabah özletti

Aydınlık kasveti bitirdi

Karanlık yine kirlendi

Çağlayan ırmak serinletti

Bulut söyletti

Yılbaşı bitirdi kederimi

KALEMTRAŞ SEVGİN

Becerdin işte kaçmak istiyorum

Son arzum bir daha görmek orayı

Belki 4 mevsim bir daha esmek

Şansımı geriye döndürmek

Belki sopasız bir akşam geçirebilirim

Belki kıymetsiz görünen bir varlığa tutunabilirim

Belki güneş gibi doğabilirim

Belki yeniden eşimle soyunabilirim

Yarınlar umut dolu

Gelecek boş değil

Sohbetsiz akşam kalmayacak gibi

Zahmetsiz aşda var gibi

Sonradan yapılma zahmetlerden değil

Önceki çabalarım ile umut var gibi

Geriden yetişene şans varmı?

Kızlardan uzak kalana aş varmı?

Çabasız korkulara yer varmı?

Doğmamış çocuğuma dünyada yer varmı?



Kader,Mevsim

Çala kalem yazdım sonbahar
Gülümsemenle merhaba ilkbahar
Karlarla ovadan geçer sular
Dibine yarim şarabımı al

Selamımı sor gül biraz
Ağlayana ver dul kiraz
Başlasana sıcak yaz
Coşarım gül gibi dal kiraz

Kadehimi doldur gül sıcak
Başarımı tad fırında kebap
Soluma yaslan öl biraz
Birazda bana ver gelin kibar

Ne olursun yalvarsana
Coşan gönüllere hiç aldırma
Bazen kar bazen yağmur yağdır
Kaderimi eline alsana

Mevsimler hazır yaradanla
Sabahlar aydın nefisden kalanla
Taş plaktan çalgıcı ile dal tabaktan
Nefsini öldür Yaradandan


Kaçan Yılları Yeniden Yakalamak 

Sabahlar aydın bende hüzün

Kalbimde acı gözümde süzülen düşüm

Gözyaşım akar dinlenir göğsüm

Çoşkun nehirler gibi akar kanım

Çaresiz beklemekte sisim

Kalkacak yeni yılla gelen umudum

Yeniden yaşayacağım yeni mutlu güvencimle

Yeniden yaratacağım kaçan yıllarımı sisli günde

Bir daha yararlanacağım güneşin ufukta süzülmesinden

Bir daha coşacağım kaderime yenilmeden

Bir daha ayaklanacağım göç eden kuşlarımla

Bir daha yaslanacağım arkama alnımdaki terden sonra

Bir daha seveceğim gözyaşı pınarım kuruduktan sonra

Bir içtim serin geldi ipim

Doğuştan farzedelim kalbim delik

Çarşıda kırılan aynam bile gedik

Sabahlar karanlık doğuyor yaşım geçik

Tanrı selamı verdim yüzler yenik

Bir daha ne zaman coşarım felek yenik

Yırtık çarşaflar olmuş arkadaş

Belli bu ülkede herkesin kalbi delik

Bir atım sorum kalmadı

Cevapları elbette yenik

Kaybeden kazanan beraber delik deşik

 
  Bugün 6 ziyaretçi (37 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=